25 Ağustos 2017 Cuma










Genel Yayın Yönetmeni : Burçin Çelik
Düzelti : Meltem Demir
Son Okuma : Münevver Latifoğlu
Sayfa Tasarımı : Ceyda Çakıcı Baş
Kapak Tasarımı : Burçin Çelik
Görsel Tasarım : Burçin Çelik
Sayfa Sayısı : 432
İlk Baskı Yılı : 2017




Babam…


Büyüdükçe bir tarafım anladı onu aslında, biliyor musun? Anladı; ama asla hak veremedi. Babam içimde doldurulması imkânsız kara delikler açtı.


Böyle olurmuş, sonradan anladım. O sevilmemişlik öyle oymuş ki içimi, hepsi birer kara deliğe dönüşmüş. Öyle büyük kara delikler ki hem de…


Sonradan bildim Berrin. Ben farkında olmadan, tüm o kara delikleri sen kapat istemişim. Oysa ne büyük haksızlık… Oysa ne de büyük bir yanılgı… Tam da bu yüzden, beni ne kadar seversen sev, yetmedi. Yetiremedim… O delikler, senin verdiğin her şeyi emdi, yok etti.


Sonradan bildim Berrin… Onların çaresi sende değildi. Geçmişin çaresi sende değildi. Sen, geleceğimin çaresiydin… Çok geç anladım. Bunu anlamak için seni de kaybetmem gerekti üstelik.


Bazen insan, devasını aşkta arar.
Tüm eksiğini kapatsın ister, karşısındaki; tüm yaralarını sarsın. Onu, en olmamış yerinden tamamlasın.
Bazen aşk, anlamını acıda arar.
İflah olmaz bir yarayla sınar âşıkları. En olmadık yerlerinden vurup, ıssız bir sızıda bırakır.
Geçmişlerinden yaralı iki yürekti onlar. Öyle bir an geldi ki, birbirlerine sınav oldular.

(Tanıtım Bülteninden)







Her sayfasından hüzün damlayan bir kitabım yorumuyla karşınızdayım.










Berrin ve Serdar bu aşk öyküsünün iki kahramanı. Gerçekten birbirine aşık iki karakter ve birçok ortak acıya sahipler ama Serdar Berrin'in yaralarını bir türlü göremiyor ve onda daha derin yaralar açmaya devam ediyor fakat Berrin, Serdar'ı kendini yaralarını unutup onun yaralarını sarmaya çalışacak kadar çok seviyor.

Serdar kitapta beni sürekli kızdıran ama aynı zamanda bazen hak verdiğim ve üzüldüğüm bir karakterdi. Yine de Berrin'e isteyerek ya da istemeyerek yaptıklarını kabul edemiyorum.




Kitaba başlarken etkileyebileceğimi biliyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim. Berrin'in acısı o kadar içime işledi ki... En büyük acıları yaşadı gerçekten. Bu kadarına kim dayanabilir ki ? Diye soruyor insan. Her şeye rağmen bu kadar güçlü kalabilmesi saygı duyulacak bir şey.
O yaşadıklarından tek tek bahsedip içimi dökmek isterdim ama sizin okurken yaşamanızı istediğim için fazla ayrıntılardan kaçınıyorum.

Kitap, geçmiş ve günümüzü arasında geçiyor. Okurken sizde hem merak uyandırıyor hem de karakterleri daha iyi anlamanızı sağlıyor. Yazar da aradaki geçişleri çok güzel sağlamış o yüzden okurken bu durum size rahatsızlık vermiyor.

Burçin Çelik'in daha önce de yazdıklarını takip ettiğim için Hüzün Yağmurları’nda kalemini nasıl güçlendirdiğini görebiliyorum. Betimlemeleri, duygu geçişlerini okuyuncaya yansıtabilmesi gerçekten çok başarılıydı öyle ki beni sürekli ağlatmayı başardı. Yazar kitabın her sayfasına kelimelerle işlenmiş hüzünler sığdırmış.
Ayrıca yazarı Berrin'in acısını, Serdar'ın pişmanlıklarını bu kadar güzel işlediği için tebrik etmek gerek.
Güçlü, hüzünlü aynı zamanda her şeye rağmen güzel bir aşktı. Altı çizilesi cümleler biriktirdim. Benim için etkisinden hâlâ çıkamadığım bir kitap oldu. 

Kitabı keyifle, çoğunlukla gözyaşlarıyla ve bazen de buruk bir tebessümle okudum.
Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Okuyup Berrin'in acısına, Serdar'ın pişmanlıklarına ortak olun. Ve kendinize büyük dersler çıkarın.

 

Kitaptan Alıntılar


‘’Gün doğuyor,’’ dedi. ’Birazdan gözlerini açtığımda sen de göreceksin. Gecenin katranını tüm inadıyla delip umudu fısıldar gibi doğuyor güneş. Tıpkı senin ömrüme doğuşun gibi…
"Aşk kendinden geçme hali. Ama sadece tek tarafın kendinden geçmesi o ilişkiyi 'biz' yapmaya yetmiyor. Tek tarafla kalırsa, ortada sen'den başka bir şey kalmıyor."

"Affeden insan önce kendini özgür bırakıyordu. Saplanıp kaldığı acıdan ilk kendini azat ediyordu. Affetmek, ruhu hafifletmenin en acılı yoluydu."

"Bir evi yuva yapan içindeki eşyalar değildi, aynı çatıyı kiminle paylaştığındı. Keza o çatının altını dolduran eşyalara huzur veren, ne renkleri ne de biçimleriydi. Bir evi huzurlu kılan yine insandı.

"Hiçbir yara kanamadan iyileşmezdi. Ve hiçbir acı, kabullenilmeden geride bırakılmazdı."
        




Advertise

Facebook

Takip Et

Yorumlar

Çok Okunanlar

Slide Show

Menu - Pages

footer social

ADS Title Below (yes/no)

Animation - Scroll IMG (yes/no)

Fixed Menu (yes/no)

Widget Recent Post No. (ex: 4)

Widget Random Post No. (ex: 4)

PageNavi Results No. (ex: 7)

Popular Posts

Disqus Shortname

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Comments system

Ads

About the Author

Subscribe

Kitap Yorumları

Pages - Menu

Pages - Menu

Varolmayan Kitapçı . 2017 Copyright. All rights reserved. Designed by Blogger Template | Free Blogger Templates